İyi insanları üzmeyin. Çünkü bir iyiliğin incindiğini gördüğüm an, sizin kaderiniz artık benim elimde olmaz— zamanın kara defterine yazılır. Ve o deftere düşen isimler, toprakla değil, kendi karanlığıyla gömülür. Benim kalemim bir silah değildir; ama karakterinizi tarihten silip, kötülüğünüzü sonsuzluğa mühürleyen bir mühürdür. Yüzyıllar geçse, adınız temizlenmez. Kötülük, insanın kendi gölgesini taşıyamadığı andır. Ve ben o gölgeyi, kelimelerin üzerine öyle çivilerim ki ışık bile sizden uzak durur. Kaçmaya çalışsanız bile zaman sizi arkanızdan takip eder. Çünkü zaman, iyi insanlara dokunanları affetmez; onları kendi ağırlığında ezer. Ben sadece bunu yazıya dökerim. Ben sustuğumda bile satırlar sessiz kalmaz; fısıldar, uyarır, ifşa eder. Kötülüğünüzü saklamaya çalışan her perdeyi yırtar atar. Geriye yalnızca gerçek yüzünüzün kemikleşmiş çıplaklığı kalır. Bu bir intikam değil, bir öfke değil, bir hiddet hiç değil. Bu, evrenin eski bir yasağıdı...